HPV Tedavisi ve Korunma Yolları (Aşı, Smear) | Prof. Mustafa Ulubay

Human Papilloma Virus (HPV) Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
HPV Nedir?
HPV (Human Papilloma Virüsü), Papillomaviridae ailesinden cinsel yolla bulaşan ve vücutta siğillere neden olan bir virüstür. HPV, rahim ağzı kanserinin tek sebebidir. Ayrıca genital siğiller, çeşitli prekanseröz lezyonlar, geçmeyen vajinal akıntılar veya ilişki sonrası kanamalar gibi belirtilere de yol açabilir. Human Papilloma Virüsü, rahim ağzındaki ve ciltteki dokulara yerleşerek kendine bir barınma ortamı yaratır. Vücut tarafından saldırıya uğramadığı sürece çoğalarak daha fazla dokuda enfeksiyon oluşturma eğilimine girer. Artan HPV’li doku sayısı da kansere yol açabilir. HPV, hücre içerisine yerleşme eğiliminde olduğu için bağışıklık sistemi tarafından tespit edilemez, dolayısıyla bağışıklık sistemi bu virüsle savaşamaz. Eğer HPV kan dolaşımına katılarak vücutta yayılırsa, çeşitli bağışıklık hücreleri tarafından imha edilebilir.
Düşük Riskli HPV Türleri: Bu türler genellikle kansere neden olmaz, ancak genital siğillere ve cilt siğillerine yol açabilir. En yaygın düşük riskli HPV türleri şunlardır:- HPV 6 ve HPV 11 → Genital siğillerin %90’ından sorumludur.
- HPV 1, 2, 4, 7, 10 → Elde, ayakta ve vücutta görülen siğillere neden olur.
- HPV 13 ve HPV 32 → Ağız içinde ve dilde siğillere yol açabilir.
- HPV 16 ve HPV 18 → Rahim ağzı (serviks) kanserlerinin %70’inden sorumludur.
- HPV 31, 33, 45, 52 ve 58 → Diğer kanser türleriyle ilişkilidir.
- HPV 16 ayrıca boğaz, dil ve bademcik kanseri (orofaringeal kanser) riskini artırabilir.
- HPV 35, 39, 51, 56, 59, 68 → Orta risk grubundadır, bazı kanser türleriyle ilişkilidir.
HPV türleri hakkında daha fazla bilgi almak ve hangi türlerin sizin için risk oluşturabileceğini öğrenmek için güvendiğiniz bir uzmana başvurmanız önerilir. Ayrıca, HPV aşısı yüksek riskli türlere karşı koruma sağlamaktadır.
HPV Nasıl Bulaşır?
Human Papilloma Virus, temas yoluyla bulaşan bir virüstür. Genital bölgedeki HPV enfeksiyonu genellikle cinsel ilişki yoluyla yayılır. Nadir de olsa umumi tuvalet, hamam, sauna gibi ortamlardan da bulaşabilir. Bu virüsün bulaştığı herkeste enfeksiyon görülmeyebilir. Kişinin HPV ile teması sonrası enfeksiyon gelişmesi kişinin anatomik yapısına, rahim ağzında bir enfeksiyona, lezyon veya yara olup olmamasına bağlıdır. Rahim ağzında yara olan kişilerde HPV enfeksiyonu riski daha yüksektir. Yüksek miktarda virüs yükü ile temas edildiğinde ise koruyucu mekanizmalar yetersiz kalabilir ve HPV enfeksiyonu gelişebilir.
HPV (İnsan Papilloma Virüsü) bulaş yolları:1. Cinsel Temas Yoluyla Bulaş
- En yaygın bulaş yolu cinsel temas (vajinal, anal veya oral seks) ile gerçekleşir.
- Prezervatif kullanımı riski azaltabilir ancak tamamen önleyemez, çünkü virüs cilt temasıyla da geçebilir.
2. Cilt Temasıyla Bulaş
- HPV, ciltten cilde temas yoluyla da bulaşabilir.
- Özellikle genital bölge veya ağız çevresindeki deri teması virüsün yayılmasına neden olabilir.
3. Ortak Kullanılan Eşyalar
- Havlu, iç çamaşırı, jilet, tıraş bıçağı veya hijyenik olmayan manikür/pedikür aletleri ile bulaşma riski vardır.
- Ancak bu yol, cinsel temas kadar sık görülmez.
4. Doğum Yoluyla Bulaş
- HPV taşıyan bir anne, doğum sırasında virüsü bebeğine geçirebilir.
- Bu durumda bebekte solunum yollarında HPV kaynaklı siğiller oluşabilir (juvenil laringeal papillomatozis).
HPV’nin Riskleri Nelerdir?
HPV enfeksiyonu çoğu insanda bağışıklık sistemi tarafından temizlenir ve ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak bazı yüksek riskli türler uzun süre vücutta kaldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
1. Kanser Riski:
Bazı HPV türleri rahim ağzı (serviks) kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine neden olabilir:
- Rahim ağzı kanseri (Serviks kanseri) → HPV 16 ve HPV 18 en sık neden olan türlerdir.
- Vajina ve vulva kanseri
- Penis kanseri
- Anüs kanseri
- Ağız ve boğaz kanseri (Oral HPV) → Özellikle oral seks yoluyla bulaşan HPV türleri bu bölgedeki kanser riskini artırabilir.
2. Genital Siğiller:
- Düşük riskli HPV türleri (özellikle HPV 6 ve HPV 11) genital siğillere neden olur.
- Kadınlarda: Vajina, vulva, rahim ağzı veya anüs çevresinde siğiller görülebilir.
- Erkeklerde: Penis, skrotum veya anüs çevresinde siğiller çıkabilir.
- Genital siğiller kansere neden olmaz, ancak bulaşıcıdır ve tedavi edilmezse yayılabilir.
3. Cilt Siğilleri:
HPV’nin bazı türleri el, ayak veya vücutta siğillere neden olabilir. Bunlar genellikle kansere yol açmaz.
4. Solunum Yolu Hastalıkları (Juvenil Laringeal Papillomatozis)
- HPV’li bir anne doğum sırasında virüsü bebeğine bulaştırabilir.
- Bu durum, bebekte solunum yolunda siğiller oluşmasına neden olabilir ve nefes almayı zorlaştırabilir.
HPV Risklerinden Korunma Yolları Nelerdir?
HPV enfeksiyonunu tamamen önlemenin garantili bir yolu yoktur, ancak aşağıdaki önlemler riski önemli ölçüde azaltabilir:
HPV Aşısı Olmak
- HPV aşısı, yüksek riskli kanser yapan türlere (HPV 16, 18) ve genital siğillere (HPV 6, 11) karşı koruma sağlar.
- Genellikle 9-26 yaş arasında önerilir, ancak daha ileri yaşlarda da doktor önerisiyle yapılabilir.
- Aşı, HPV bulaşmadan önce en etkili korumayı sağlar, bu yüzden cinsel aktivite başlamadan önce yapılması önerilir.
Prezervatif Kullanmak
- Prezervatif, HPV bulaşma riskini azaltır ancak tamamen önlemez, çünkü virüs genital bölgedeki cilt temasıyla da geçebilir.
- Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı genel koruma sağladığı için kullanılması önemlidir.
Tek Eşlilik ve Güvenli Cinsel Yaşam
- Birden fazla partnerle korunmasız ilişki HPV bulaşma riskini artırır.
- Partnerin cinsel sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.
Düzenli Jinekolojik Kontroller ve Smear Testi
- Kadınlar için düzenli Pap smear ve HPV testleri, rahim ağzı kanserini erken tespit etmede büyük önem taşır.
- Erken teşhis, HPV ile ilişkili kanserlerin önlenmesini sağlar.
5. Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek
- Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigara içmemek, bağışıklık sistemini güçlü tutarak vücudun HPV’yi temizleme ihtimalini artırır.
- Sigara içmek, HPV’nin kansere dönüşme riskini artırır.
Ortak Kullanılan Kişisel Eşyalardan Kaçınmak
- Havlu, iç çamaşırı, tıraş bıçağı, manikür/pedikür malzemeleri gibi eşyaların ortak kullanımı HPV bulaşmasına neden olabilir.
- Kendi kişisel hijyen eşyalarınızı kullanmaya özen doğru olur.
HPV’den tamamen korunmak mümkün olmasa da, aşı olmak, güvenli cinsel ilişki, düzenli doktor kontrolleri ve bağışıklığı güçlü tutmak enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltabilir.
Bütün Genital Siğiller HPV Belirtisi Midir?
Genital siğiller, hem kadınlarda hem erkeklerde karşılaşabildiğimiz çocuklarda bile görülen özellikle genital bölgede ciltten kabarık koyu renkli, et parçası şeklinde gördüğümüz lezyonlardır. Bu lezyonlar bizim HPV (Human Papilloma Virus) ya da sıklıkla Molluskum Kontagiozum adı verilen viral bir cilt hastalığıdır. Çok farklı virüsler nedeniyle meydana gelebilmektedir. Genital siğiller çok can sıkıcı bir durumdur. Bir kez çıktıktan sonra defalarca tedaviye rağmen tekrar nüksedebilen istenmeyen zamanlarda ortaya çıkabilen ve kişinin kendini kötü hissetmesine neden olan bir durumdur. Bu nedenle cinsel ilişkiden kaçınmak sosyal ortamlardan uzaklaşmak boyutuna kadar ulaşan sosyal problemlere neden olabilir.
Genital Siğil Neden Olur, Kimlerde Görülür?
Genellikle HPV adını verdiğimiz Human Papilloma Virusünün neden olduğu klinik tablodur. HPV virüsünün dışında genital virüslere neden olan başka virüslerde bulunmaktadır. Molluskum Kontagiozum adı verilen başka bir virüs grubu da aynı şekilde genital siğillere neden olmaktadır. Sadece HPV ve Molluskum Kontagiozum değil bunların dışında da çok farklı virüs ve bakteriler genital bölgede siğillere neden olabilir. Siğiller özellikle cinsel ilişki sırasında kişiden kişiye temasla bulaşabilmektedir. Bu nedenle kişilerde sosyal problemlere neden olabilmektedir. Örneğin bir kadın ve bir erkeğin partnerinde siğil görmüş olması doğal olarak ortada bir problem oluşmasına neden olabilmektedir. Genital siğiller hayatı tehdit eden durumlar değildir. Bununla birlikte kişinin hayat kalitesini bozan içinden yaşama sevincini alabilecek kadar ciddi sosyal problemlere neden olabilir. Çünkü siğiller tedaviye rağmen tekrar ortaya çıkabilir. Hatta hızlı bir şekilde bulaştığı için kişinin vücudunda çok geniş alanları da bu virüsler kaplayabilmektedir.
Genital Siğil Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Genital siğiller tedavi edilebilen hastalıklardır. Sadece yetişkinlerde karşımıza çıkan bir durum da değildir. Aynı zamanda çocuklarda, gebelerde ve yaşlılarda görülebilmektedir. Bu nedenle genital siğilleri tedavi etmek için kişinin yaşına göre uygulanacak farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Genital siğiller %100’e yakın bir oranda başarıyla tedavi edilebiliyor. Ancak bir gebelik söz konusuysa bir gebe kadında genital siğil varsa doğal olarak buna çok farklı tedavi yöntemleriyle yaklaşmak gerekiyor ya da bir çocuk söz konusuysa yeni doğandan 3 yaşına kadar olan çocuklarda genital siğil görüldüğünde çok farklı şeyler düşünülmektedir. Çünkü genital siğil temasla kişiden kişiye bulaşan cinsel ilişki sırasında bulaşabilen bir virüs ve çocuklarda izlenmiş olması çok beklenen bir durum değildir. Bununla birlikte genital siğiller gebelerde izlendiğinde daha çok kimyasal yöntemler yerine enerji modaliteleri ile tedavi yöntemi tercih edilmektedir:
- Lazer,
- Elektrik enerjisi ile kriyoterapi adını verilen dondurma yöntemi,
- Radyofrekans yöntemiyle daha yüksek ses dalgalarını kullanan High Intens Focus Ultrason cihazlarıyla genital siğillerden kurtulmak mümkündür.
Günümüzde genital siğilleri tek seansta etkili bir şekilde tedavi etme imkanı bulunmakta ve bunlar çok rutin bir şekilde kliniklerde uygulanmaktadır.
CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) Dereceleri ve Anlamları Nedir?
HPV virüsünün rahim ağzı hücrelerinde neden olduğu değişiklikler CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) olarak adlandırılır. CIN, rahim ağzındaki anormal hücre büyümesini ifade eder ve kanser öncesi bir durum olarak kabul edilir.
CIN 1 (Düşük Dereceli Lezyon)
- Hafif hücresel değişiklikler vardır.
- Genellikle bağışıklık sistemi tarafından temizlenir ve kendiliğinden düzelebilir.
- Takip edilmesi önerilir, ancak genellikle tedavi gerektirmez.
CIN 2 (Orta Dereceli Lezyon)
- Hücresel değişiklikler daha belirgindir.
- Kansere dönüşme riski artar.
- Tedavi gerektirebilir (LEEP, konizasyon gibi yöntemler uygulanabilir).
CIN 3 (Yüksek Dereceli Lezyon – Ciddi Displazi)
- Hücresel anormallikler oldukça belirgindir ve rahim ağzı kanserine dönüşme riski yüksektir.
- Tedavi edilmesi gerekir, aksi takdirde ilerleyip kansere dönüşebilir.
Tedavi ve Takip
- CIN 1 genellikle takip edilir, bağışıklık sistemi güçlendirilmeye çalışılır.
- CIN 2 ve CIN 3 durumlarında doktorun önerisine göre yakma (koterizasyon), dondurma (kriyoterapi), konizasyon veya LEEP gibi cerrahi müdahaleler uygulanabilir.
- HPV aşısı, rahim ağzı kanseri ve CIN gelişme riskini önemli ölçüde azaltabilir.
- Düzenli Smear ve HPV testi, erken teşhis için kritik öneme sahiptir.
- Bağışıklık sistemini güçlü tutmak (sağlıklı beslenme, sigara kullanmama) enfeksiyonun vücuttan temizlenmesine yardımcı olabilir.
HPV Nasıl Tedavi Edilir?
Human Papilloma Virus tedavisinde üç ana yöntem vardır: bekle ve gör yöntemi, immün modülatör ilaçlar ve dinamik tedavi yöntemi.
Bekle ve Gör Yöntemi:
HPV testi pozitif çıkan kişilerde, virüs tipine bağlı olarak bekleme kararı alınabilir. 2 yıl hiçbir şey yapmadan beklenildiğinde virüsün vücuttan atılma hızı %30-40 arasında değişir. Ancak bu virüs çoğalarak rahim ağzı kanseri, genital siğil veya prekanseröz lezyonlara da yol açabilir. Özellikle 14-26 yaşlar arası kolay ve hızlı bulaşır. Fakat bağışıklık sistemi sayesinde hızlı bir şekilde vücuttan atılır. Diğer taraftan 40 yaşından sonraki kadınlarda bu virüs zor bulaşır ama bir kere girdikten sonra daha zor vücuttan atılır. Bu yüzden bekle ve gör yöntemi tek başına önerilmemektedir.
İmmün Modülatör İlaçlar:
Bu ilaçlar bağışıklık sistemini güçlendirerek HPV’nin vücuttan temizlenmesini sağlar. Ancak bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçların %50 oranında etkili olduğu bilinmektedir. Bu, bağışıklık sisteminin güçlü olduğu durumlarda bile sınırlı bir başarı anlamına gelir.
HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonunun kesin bir tedavisi yoktur. Ancak, bağışıklık sistemi çoğu HPV enfeksiyonunu 2 yıl içinde kendiliğinden temizleyebilir. Bununla birlikte, HPV’nin neden olduğu sağlık sorunları (genital siğiller, anormal hücresel değişiklikler, kanser öncüsü lezyonlar) tedavi edilebilir.
a) Genital Siğillerin Tedavisi:
Genital siğiller HPV 6 ve 11 nedeniyle oluşur ve şu yöntemlerle tedavi edilebilir:
- Krem ve ilaçlar: Podofilin, Imiquimod (Aldara), Trikloroasetik asit (TCA) gibi ilaçlar siğilleri küçültmek için kullanılır.
- Kriyoterapi (Dondurma Yöntemi): Siğiller sıvı azot ile dondurularak yok edilir.
- Elektrokoterizasyon (Yakma Yöntemi): Siğiller elektrik akımıyla yakılarak tedavi edilir.
- Lazer Tedavisi: Büyük ve yaygın siğiller için kullanılır.
- Cerrahi Müdahale: Çok büyük siğiller cerrahi olarak çıkarılabilir.
b) Rahim Ağzında (Servikste) Anormal Hücre Değişikliklerinin Tedavisi:
HPV’nin neden olduğu anormal hücre değişiklikleri rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Bu yüzden erken teşhis edilen lezyonlar şu yöntemlerle tedavi edilir:
- Kolposkopi ve Biyopsi: Anormal hücrelerin detaylı incelenmesi için kullanılır.
- Kriyoterapi: Anormal hücreler dondurularak yok edilir.
- LEEP (Loop Eksizyonel Elektrocerrahi Prosedürü): Anormal hücreler elektrik akımı ile çıkarılır.
- Konizasyon: Kanser öncüsü hücreler cerrahi olarak alınır.
c) HPV’ye Bağlı Kanserlerin Tedavisi:
Eğer HPV enfeksiyonu kansere yol açtıysa, tedavi aşağıdakileri içerebilir:
- Cerrahi müdahale (kanserli dokunun alınması)
- Kemoterapi
- Radyoterapi
- Bağışıklık sistemini güçlendiren tedaviler
d) Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek:
HPV’nin vücuttan temizlenmesi için bağışıklık sistemi güçlü olmalıdır. Bunun için:
- Dengeli beslenme (sebze, meyve, protein ağırlıklı)
- Sigara ve alkolden kaçınma
- Düzenli uyku ve egzersiz
- Stresten uzak durma
HPV virüsünü tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yoktur. Ancak HPV’nin yol açtığı siğiller ve hücresel değişiklikler tedavi edilebilir. Bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerde HPV, genellikle 1-2 yıl içinde kendiliğinden temizlenir. HPV aşısı, en riskli türlere karşı en iyi korunma yöntemidir.
Dinamik Tedavi Yöntemi:
6 ay içerisinde %85 -100 arasında başarı oranıyla HPV enfeksiyonlarını tedavi edebilmektedir. Haftada bir yapılan, 15 dakika süren üç seanslık tedavi sonunda virüs tamamen temizlenir. Başarı oranını etkileyen faktörler arasında sigara kullanımı, çoklu partner durumu ve virüs yükü bulunmaktadır.
Dinamik Tedavi Yöntemi Nasıl Uygulanır?
Dinamik tedavi yönteminde, özel kimyasal ajanlar kullanılarak rahim ağzındaki HPV ile etkilenmiş lezyonlar işaretlenir. Bu sayede yalnızca virüsün etkilediği hücreler ve dokular tedavi edilir. Ağrısız ve acısız olan bu tedavi için anesteziye veya cerrahi işlemlere gerek yoktur. Dinamik tedavi, rahim ağzı kanseri riski yüksek HPV tipleri (örneğin HPV 16, 18, 31, 38) ve düşük onkolojik risk taşıyan diğer HPV tipleri için de etkilidir.
HPV Dinamik Tedavi Yöntemi hakkında bilimsel olarak kanıtlanmış, standart bir tıbbi tedavi bulunmamaktadır. Ancak bazı klinikler ve alternatif tıp merkezleri, HPV’nin tedavisinde “Dinamik Tedavi Yöntemi” adı altında bağışıklık sistemini güçlendiren ve virüsü baskılamayı amaçlayan çeşitli yaklaşımlar sunmaktadır.
Genel olarak aşağıdaki yöntemleri içerdiği söylenir:
1. Bağışıklık Sistemini Güçlendirme
- Vitamin ve mineral takviyeleri (C vitamini, D vitamini, çinko, beta-glukan vb.)
- Sağlıklı beslenme ve antioksidan ağırlıklı diyetler
- Stres yönetimi ve uyku düzeni
2. Lokal Tedavi Yöntemleri
- Ozon terapi veya fotodinamik terapi gibi bazı alternatif yöntemlerle virüs yükünün azaltılmaya çalışılması.
- Bitkisel veya antiviral içerikli kremler ve solüsyonlar kullanımı.
3. Geleneksel Tıbbi Tedavilerle Kombine Edilmesi
- Siğillerin yakılması, dondurulması veya cerrahi olarak çıkarılması
- HPV ile ilişkili anormal hücresel değişikliklerin izlenmesi ve gerekirse müdahale edilmesi
Dinamik Tedavi Yöntemi Kimlerde Uygulanabilir?
Dinamik tedavi, hamileler dışında her yaş grubunda ve cinsel olarak aktif 18 yaşından büyük bireylerde uygulanabilir. Tedavi sonrasında kişi sosyal hayatına kaldığı yerden devam edebilir. Özellikle cinsel olarak aktif ve HPV pozitif olan kişilerde dinamik tedavi etkili bir tedavi yöntemidir. Ayrıca rahim ağzında prekanseröz sinir anomalileri veya CIN 1, CIN 2, CIN 3 gibi hastalıkları olan kişilerde de başarıyla uygulanmaktadır.
HPV Tedavisinde Çift Tedavisi Gerekli Midir?
HPV’de çift tedavisi yapmak gerekir. Özellikle bir kadında genital siğil var ve eşinde de aynı şekilde genital siğil varsa eş zamanlı olarak ikisini birden tedavi etmek daha doğru olacaktır. Çünkü kadın tedavi edilip erkek tedavi edilmezse yine erkekten doğal olarak kadına HPV virüsü geçecek yeniden siğil tablosu oluşmasına neden olabilecektir. Eş zamanlı yapılan tedaviler daha yüksek başarı oranına sahiptir. Bununla birlikte sistematik muayene yapılması çok önemlidir. Sadece genital bölgelerde siğiller oluşmayacağı için, örneğin dil, dudak, yanak gibi bölgelerde de HPV’ye bağlı siğiller izlenebiliyor. Bunların da etkin bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.
HPV Aşısı Nedir?
HPV’yi yalnızca tedavi etmekle kalmamak, aynı zamanda bulaşmasını önlemek gereklidir. Bulaş riski olan veya olası bir bulaşmadan endişe duyan kadınlara HPV aşısı önerilir. HPV aşısı, Human Papilloma Virüsü’ne (HPV) bağlı kanserleri ve genital siğilleri önlemek için geliştirilmiş bir aşıdır. Özellikle rahim ağzı (serviks) kanseri, vajina, vulva, anüs, penis ve boğaz kanserlerine yol açan yüksek riskli HPV türlerine karşı koruma sağlar. Bu aşı güvenilirliği kanıtlanmış bir aşıdır ve 9 yaşından itibaren yapılabilir. HPV virüsüyle karşılaşmadan önce aşı yapılması tercih edilirken, virüsle karşılaşmış kişilere de terapötik amaçlı aşı yapılabilir. Farklı yaş grupları için farklı protokoller mevcuttur. Hem kadınlar hem de erkekler için HPV aşısı tavsiye edilmektedir. HPV aşısı, rahim ağzı kanserini önlediği için aynı zamanda rahim ağzı aşısı olarak da bilinir.
HPV tedavi edilebilir bir durumdur ve bu virüse karşı alınacak ilk önlem korunmaktır; bu korunmanın temel yöntemi ise aşıdır. HPV pozitiflik durumunda ise başarılı tedavi yöntemleri mevcuttur. HPV negatife döndükten sonra rahim ağzındaki prekanseröz lezyonlar veya sürekli enfeksiyonlar da ortadan kalkmaktadır.
HPV Aşısı Türleri Nelerdir?
Şu anda dünyada kullanılan üç farklı HPV aşısı vardır:
- Gardasil 4 (Dörtlü Aşı) → HPV 6, 11, 16 ve 18’e karşı koruma sağlar.
- Gardasil 9 (Dokuzlu Aşı) → HPV 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58’e karşı korur. (En geniş kapsamlı aşıdır.)
- Cervarix → HPV 16 ve 18’e karşı koruma sağlar (genital siğillere değil, kansere karşı etkilidir).
HPV Aşısı Kimlere ve Ne Zaman Yapılır?
- 9-26 yaş arası kişiler için önerilir.
- 9-14 yaş arası: 6 ay arayla 2 doz yapılır.
- 15-45 yaş arası: 3 doz yapılır (0, 2 ve 6. ayda).
- Cinsel aktif olanlar da aşı olabilir, ancak önceden HPV’ye maruz kalmamış kişilerde etkinliği daha yüksektir.
- Aşı, HPV enfeksiyonu kapmış kişileri tedavi etmez, ancak henüz bulaşmamış türlere karşı koruma sağlar.
HPV Aşısının Faydaları Nelerdir?
- Rahim ağzı kanseri riskini %90’a kadar azaltır.
- Genital siğillere karşı koruma sağlar.
- Anüs, penis, vajina, vulva ve boğaz kanserlerinden korur.
- Bağışıklık sistemini uyararak uzun süreli koruma sağlar.
HPV Aşısının Yan Etkileri Var mı?
Aşı genellikle güvenlidir. Yaygın yan etkiler şunlardır:
- Hafif ateş
- Aşı yapılan bölgede kızarıklık, ağrı veya şişlik
- Baş ağrısı veya yorgunluk
Ciddi yan etkiler çok nadirdir. HPV aşısı, en etkili kanser önleyici aşılardan biridir. Düzenli smear testi ile birlikte HPV’ye bağlı kanserlerden korunma şansı çok yüksektir. Aşı olmak için doktora danışarak yaşınıza ve sağlık durumunuza uygun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.
Pap Smear Testi Nedir, Ne İçin Yapılır?
Pap smear testi (Papanicolaou testi), rahim ağzı (serviks) kanserini ve kanser öncüsü hücreleri erken tespit etmek için yapılan bir tarama testidir. Bu test, HPV enfeksiyonu nedeniyle oluşabilecek anormal hücre değişikliklerini belirleyerek, kanser gelişmeden önce önlem alınmasını sağlar.
Pap Smear Testi Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler:
- Testten 24-48 saat önce cinsel ilişkiye girilmemelidir.
- Vajinal krem, tampon veya duş kullanılmamalıdır.
- Test adet döneminde yapılmamalıdır, en iyi zaman adet bitiminden birkaç gün sonrasıdır.
Pap Smear Testi Nasıl Yapılır?
- Jinekolojik muayene sırasında doktor, spekulum adı verilen bir aletle vajinayı açarak rahim ağzını görüntüler.
- Küçük bir fırça veya spatula ile rahim ağzından hücre örneği alınır.
- Alınan hücreler laboratuvara gönderilir ve kanser riski veya anormal hücre değişiklikleri açısından incelenir.
- İşlem ağrısızdır, hafif bir baskı hissi olabilir.
Kimler Pap Smear Testi Yaptırmalı?
- 21 yaşından itibaren tüm kadınlara önerilir.
- 21-29 yaş arası: 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılmalıdır.
- 30-65 yaş arası: 5 yılda bir Pap smear + HPV testi (ko-test) önerilir.
- 65 yaş üstü: Son testler normal ise test gerekmeyebilir.
Pap Smear Testi Sonuçları Ne Anlama Gelir?
- Normal Sonuç: Rahim ağzı hücrelerinde anormallik yok. 3-5 yıl içinde tekrar test yapılabilir.
- Anormal Sonuç: HPV veya başka bir enfeksiyona bağlı hücresel değişiklikler olabilir. Ek testler veya kolposkopi önerilebilir.
Pap smear testi, rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yollarından biridir. Erken teşhis hayat kurtarır. Düzenli olarak yaptırmak, kanser riskini büyük ölçüde azaltır.
HPV Virüsü Vücuttan Atıldıktan Sonra Tekrar Bulaş Olabilir Mi?
HPV (Human Papillomavirus) vücuttan atıldıktan sonra tekrar bulaşabilir. HPV’ye karşı bağışıklık gelişse de, bu bağışıklık her zaman kalıcı ve tam koruma sağlamaz. Özellikle farklı HPV türleri olduğu için, bir türü atlattıktan sonra başka bir türle yeniden enfekte olabilirsiniz. Ayrıca, bağışıklık sistemi zayıfladığında aynı türle yeniden enfekte olma riski de vardır.
HPV’den korunmanın en etkili yolları şunlardır:
- HPV aşısı yaptırmak (özellikle genç yaşlarda daha etkilidir).
- Korunmalı cinsel ilişki (prezervatif kullanımı bulaş riskini azaltır ama tamamen engellemez).
- Bağışıklık sistemini güçlü tutmak (sağlıklı beslenme, sigara ve stresten kaçınma gibi önlemler).
Eğer daha önce HPV geçirdiyseniz ve tekrar bulaşma riskiniz konusunda endişeleriniz varsa, doktorunuza danışmanız en doğru yaklaşım olacaktır.
.
Daha Fazla Bilgi ve Randevu İçin
MRKH tanısı ve modern tedavi seçenekleri hakkında Prof. Dr. Mustafa Ulubay ve ekibinden profesyonel destek alabilirsiniz.
